Müzik Dinle - Şarkıcılar - Albüm Tanıtımları

Cüneyt Çakım ve "Siyah"

Temmuz2

Cüneyt Çakım

Seyhan Gold müzik etiketiyle piyasaya çıkan Cüneyt Çakım’ın "Siyah" isimli albümü baştan sona, ardı ardına birbirini takip eden şarkılarla bir hikâyeyi notalara ve müziğe döken duyguları doruk noktalarına ulaştıran bir albüm. Cüneyt Çakım’ın sakin görünen ama yüreğinde yoğun fırtınalar kopan hayatını anlatan bu hikâyede Cüneyt Çakım’ı ve dolayısıyla o inişli çıkışlı coşkulu hayatını, feryatlarını, kahkahalarını ve gözyaşlarını sanki yanınızdaymış gibi hissedeceksiniz. Hikâyeyi bazen bir yol hikayesine bazen de çılgın bir aşk hikayesine benzeteceksiniz ama son şarkının son notasını bitirene kadar hikayeyi anlayamayacaksınız…

Ve o son notayı da bitirince diyeceksiniz ki ; "Evet bu adam Türkiye’nin gerçek ve içten, kalpten ama özentisiz DUYGUSAL PRENSİ…" Bugüne kadar tüm hayatı boyunca şiirleriyle aşkını dillendirecek duygusal müziğiyle kavgalarını haykıracak kadar çılgın olan bir kişi Cüneyt Çakım. Öncelikle bu albümü ve dolayısıyla bu hikâyeyi anlamak için gelin Cüneyt Çakım’ tanıyalım. Bakın kimmiş Cüneyt Çakım?

İsviçre de doğup büyüyen ve orada Eczacılık okuyup mezun olan Cüneyt aynı dönemde uzun seneler boyunca müzik eğitimine de devam etti.

İçinde küçük yaşlardan itibaren mevcut olan müzik sevgisi ilk başlarda bestecilik ve söz yazarlığı ile kendini ortaya çıkardı Cüneyt’te.
Pınar Aylin, Bendeniz, Reyhan Karaca, Berdan Mardini, Ziynet Sali, Zeynep, Mine Koşan gibi bir çok sanatçıya bir çok hit olmuş şarkı veren Cüneyt Çakım için aslında bu dönem bir kendini geliştirme dönemi idi.Müziğin mutfağında iyice piştikten sonra ancak kendini müzik piyasasına yorumcu kimliği ile çıkarmaya karar veren Cüneyt Çakım bu dönemde sadece yurt içi değil aynı esnada yurtdışında da bir çok ünlü sanatçıya beste verdi.

Bundan 2 sene evvel kendini artık yorumcu olarak hazır hisseden Cüneyt Çakım stüdyo çalışmalarına başladı. Bu çalışmalara DJ Murat Uncuoğlu ve Aytekin Kurt ile başladı.

Albümde bir şarkı Aykut Gürel’e ait "Sana güvenmiyorum", bunun dışında "Yerin Dolmaz" isimli şarkı Yunanlı besteci Adonis Vardis’e ait. Diğer tüm şarkılar Cüneyt Çakım imzası taşıyor…

Şu sıralar gerek yeni albümün çıkış heyecanını yaşıyan Cüneyt Çakım aynı esnada da dünyaca ünlü şarkıcı DANA INTERNATIONAL’ın yeni albümüne "Ya Hay" isimli şarkısını vermenin gurur ve keyfini yaşıyor.

Müzik piyasasına girerken fiziği ile değil sadece müziği ile dikkatleri üzerine çekme arzusunda olan Cüneyt Çakım ın bu konuda fotoğraflarına dahi bakınca maalesef pek başarılı olamayacağını anlamak sanırız mümkün. Bugüne kadar bir çok dergiye haber ve kapak olmuş değişik ve ilginç tipi bir çok kişinin ilgisini en az müziği kadar çekecek.

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

"Müziğimi pop’a benzetenlerden şüphe ederim!"

Temmuz2

Ogün Sanlısoy

1992 yılında Pentagram grubuyla yola çıkan Ogün Sanlısoy, hayranlarının yoğun isteği üzerine ilk solo albümünü yeniden piyasaya çıkarıyor. Dikkat! Daha albümün kapağında Sanlısoy’un sürprizleri başlıyor..

* 1999 yılında çıkardığınız ilk solo albümünüz ‘Korkma’ önümüzdeki günlerde yeniden dinleyiciyle buluşacak, neden? O dönem tanıtım konusunda biraz zayıf kalmıştı ve istediğim kitleye ulaştıramamıştım ‘Korkma’yı. Daha sonra yaptığım ‘Ogün’ ve ‘Üç’ albümlerinden sonra dinleyici kitlesi epey genişledi ve ‘Korkma’ya da talep olmaya başladı. Dinleyiciler bu albümü nereden bulabileceklerini sormaya başladı, piyasada yoktu çünkü. Biz de albümü tekrar basalım ve dinlemek isteyenlere ulaştıralım dedik. Fakat 9 sene geçmiş aradan; albümü birebir basıp sunmak yerine, birazcık daha renklendirelim, daha koleksiyoncuya hitap edecek şekle sokalım istedik. Yeni bir kapak tasarlandı, eski albümdeki üç parça yeniden yorumlandı. Ayrıca o dönemde stüdyoda çalışırken çekilen videolar vardı, onlardan da oluşan bir DVD eklendi içine. Yani evet eski bir albüm ama yeniden tasarlanmış haliyle dinleyicilerimize sunuyoruz.

* Şarkıları yeniden yorumladık dediniz… Evet. Mesela Hayko Cepkin’in altyapılarını yaptığı ve düet yaptığımız ‘Korkma’ isimli şarkı var. Çok değişik ve güzel bir şekil aldı.

* ‘Korkma’ albümünüz 99 depreminin gazabına mı uğradı? Sadece depremle de ilişkilendirmeyelim ama o dönem benim için talihsiz bir dönemdi. Plak şirketi kapandı, en büyük sorun da bu zaten. Çünkü bir tane klip çekilmişti; ‘Baş Koyduk’ isimli şarkıya. Bir tane daha klip çekilmesi gündemdeyken şirket battı. Ondan sonra da o enerjiyle birşeyleri devam ettiremedik. Ben o sayfayı kapatıp, ‘Korkma’ ile ilişkimi rafa kaldırdım, yeni şeylere konsantre olmaya başladım. Ama hayat döndü dolaştı ve ‘Korkma’yı hazırlamak için bize görev verdi.

* Albümü de kendi şirketinizden çıkardınız… Albümü kendi imkanlarımızla çıkardık. Biz şu anda kendi şirketimiz YÖN’den çıkarıyoruz bu albümümü. Biraz zor bir yükün altına girdik ama ben şuna inanıyorum; son dönemde oluşan dinleyici kitlemin bir kısmı o kadar aklı başında ki, onlara çok güveniyorum.

* En son Pertevniyal Anadolu Lisesi’nde verdiğiniz konserinizde gördüğüm kadarıyla dinleyici kitleniz sizi dinlerken bambaşka bir dünyaya gidiyor… Evet kesinlikle çok haklısın. Bu benim çok hoşuma gidiyor ve hakikaten çok güç veriyor. Dediğin o konserde zıplayan 18 yaşında gençleri görmek bana da gaz veriyor. Kan-ter içinde iniyoruz sahneden ve ertesi gün biliyorum ki benim de onların da boynu ağrıyor… Demek ki; onları yeterince zıplatmışım, kurtlarını dökmüşüm. Bir an olsun, okul stresinden ya da aile veya sevgili sorunlarından uzaklaşıp onları biraz daha rahatlatmışsam, işte müziğin büyüsü burada…

"HAYKO CEPKİN’LE DÜET YAPTIK"

* Bu albümünüzde kimlerle çalıştınız? Yeniden yorumladığımız üç parçayı şu an sahnede de çalıştığım arkadaşlarımla kaydettik. Sertan Soğukpınar davulları çaldı, Bijen Rahimi gitarları çaldı, Utku Kırca’da basları çaldı. ‘Kaybettik Severken’ isimli şarkıya da Hayko Cepkin klavyeyle eşlik etti. Hayko, ‘Korkma’nın çıktığı dönemde kurduğum grupta klavye çalıyordu. Dolayısıyla, o dönemden kalma hem dostluk hem de müzikal bir birlikteliğimiz vardı. Bir parçaya da düzenleme ve vokal yaptı. Gökçe Pehlivanoğlu’da bizim çektiğimiz stüdyo görüntülerine montaj yaptı. Aslında dinleyicilerin bu videoyu izlemeleri iyi olacak. Çünkü üç dakikalık bir şarkının kaydı sırasında neler yaşanıyor bilinmiyor. İşte bunu görecek merak edenler.

* Son iki albümünüzden sonra bazı kişiler sizin rock müzikten çıkıp pop müziğe kaydığınızı dile getirdiler. Bana çok anlamlı gelmiyor. Türkiye’de piyasada pop müzik yapanlar belli. Ve bunu layığıyla çok başarılı yapanlar da var. Ben eğer pop müzik yapıyor olsaydım, ‘pop müzik yapıyorum’ derdim. Bunu demekten de rahatsız olmazdım. Şu bir gerçek ki ben rock müzik yapıyorum. Ama hala birileri beni küçültmek ya da aşağılamak adına ‘popçu oldu’ diyorsa, büyük bir yanılgı içindeler. Zaten son zamanlarda yaptığım çalışmalar ortada! Yaptığım işlerdeki sound, altyapı, sözler, vokaller pop’a benzetiliyorsa, onların müzik anlayışından şüphe ederim. O yüzden çok ciddiye almıyorum söylenen sözleri.

ZEYNEP ALKAN - GÜNAYDIN

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Nazan Öncel’in yeni klibi: "Ekilmekteyim"

Temmuz2

Nazan Öncel

Ünlü şarkıcı Nazan Öncel’e "Ekilmekteyim" adlı şarkısının klibinde Güney Koreli hayranı Yoon Soon eşlik edecek. Ünlü şarkıcı Nazan Öncel, son albümü "7′n Bitirdin"in üçüncü klibini "Ekilmekteyim" adlı parçaya çekiyor. Klipte, ünlü sanatçının Güney Koreli hayranı ve meslektaşı Yoon Soon da rol alıyor.

Daha önce, "Aşkım Baksana Bana" adlı şarkısına klip yapıp, internetin en çok tıklanan sitelerinden "youTube"da yayınlayan Soon, yeni klipte "Ekilmekteyim" adlı parçayı Türkçe olarak söylüyor. Soon’un Kore’de çekilen görüntüleri, önümüzdeki günlerde Nazan Öncel’in İstanbul’da çekilecek görüntüleriyle birleştirilecek ve klip tamamlanarak yayına verilecek…

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Emre Altuğ’dan aşk, ayrılık, erotizm…

Temmuz2

Emre Altuğ

"Belki aşksızlıktan öleceğim ama / Yine sana dönmeyeceğim / Bu kış yüzüm gülmedi ama ben / Bir de yazı bekleyeceğim…" Emre Altuğ’un beşinci albümüne ismini veren "Kişiye Özel"in nakaratı bu sözlerden oluşuyor. Çıkış parçası "Kapış Kapış"ta ise aşkın değerini bilmek gerektiğini anlatıyor…

Emre Altuğ aşk, ayrılık, erotizm ve neşe dolu bir albümle daha karşımızda. Bu albüm sayesinde büyüdüğünü söylüyor. Büyüdüm ama evlenmeyeceğim diye de ekliyor. Evlenmek için büyüdüğünü sindirmesi gerekiyormuş. Henüz küçük bir büyükmüş.

Albümün çıkış tarihi için 19 Mayıs diyordunuz, 5 Haziran’da çıktı. Ne oldu da ertelemek zorunda kaldınız?

- 19 Mayıs’ta albüm hazırdı. Fakat bir aksilik çıktı. Bir parçayı çıkartmak zorunda kaldım. Her şerde bir hayır vardır diyerek pes etmedik. Sezen’in stüdyosunda çalıştığım için önce Sezen bana bir parça dinletti. Şarkı bana biraz alaturka geldi. Gırtlak yapıma çok uymuyordu. Ben yeni bir şarkı yapayım derken Şehrazat’la bir araya geldik. Ve ondan benim çok beğendiğim zaten albümün için de var gibi hissettiğim "Kapış Kapış" şarkısı çıktı. Kendime ait bir şarkıyla çıkmak isterken yine olmadı.

Neden kendinize ait bir şarkı ile çıkmak istiyordunuz?

- Çünkü albümün üzerinde çok uğraştık. Yeni bir sound yakaladık. Benim sözlerimde, anlatım şeklimde bir farklılık var. Dolayısıyla beni en doğru anlatan parçaların benim parçalarım olduğunu düşünüyorum. Fakat Şehrazat’ın parçası o kadar çabuk yakalıyordu ki! Hem çok seksi hem de çok eğlenceliydi. Her şey tepetaklak oldu.

Ve bunlar son 15 gün içinde oldu.

- Evet. Ben bu harekete başladığımda albümün son hali Amerika’dan gelmişti. Gelen bandı çoğaltılsın diye fabrikaya gönderecektik.

"Kapış Kapış" şarkısını çıkış parçası ve A 1 yapacak kadar sevme nedeniniz nedir? Bu şarkıda ne kapışılıyor?

- Her yerde gündelik aşkların çokluğundan dem vuruluyor. Şarkıyı söyleyen kişi ile aşkı paylaştığı insan herkes gibi olmamaya çalışıyor. Daha kalıcı bir aşk yaşama telaşı var. Yakalanan aşkın değerini bilme şarkısı.

Albümde aranjör olarak Hacı Mustafa Ceceli’nin ismini görüyoruz. Biz onu Sezen Aksu sayesinde tanıdık. İkili Delilik, Gidemem gibi şarkılar ona ait. Siz de Ceceli ile Sezen sayesinde mi tanıştınız?

- Yok, biz daha eski tanışıyoruz. Benim "Aşk-ı Kıyamet" şarkımın da aranjesi ona aittir. Mustafa çok genç bir isim. Son yılların en iyi aranjörlerinden olduğunu düşünüyorum. Aşırı yetenekli. Zaten böyle olmasa Sezen onu kolay kolay kapmazdı.

Kaptı ama sizinle de paylaşıyor?

- Tabii Sezen arkasını döndüğü an biz de kapıyoruz. Bir sene evvel konuşmaya başladık. Fakat yoğun çalışma dönemi dört ay. Önce benim evimdeki stüdyoda arajmanları bitirdik. Son bir ayda da Sezen’in stüdyosuna geçtik.

Peki isminin başındaki Hacı nereden geliyor?

- Gerçekten Hacı. Şu anda 27 yaşında. 23 yaşında annesini götürmek için hacca gitmiş. Gitmişken o da hacı olmuş. Gördüğün zaman hacı diyebileceğin bir insan da değil. Maneviyatını kendi içinde yaşayan biri.

Mustafa Sandal, Burak Kut, Yalın, Özcan Deniz, Emel Müftüoğlu, daha sayamayacağım bir sürü isimle aynı anda albüm çıkardınız. Bu durum avantaj mı dezavantaj mı?

- İnsanların bu albümlerden herhangi birini almak için müzik dükkanlarına gidecek olması, bir tane almışken bir tane daha alacak olması bir avantaj. Aslında sektör hareketleniyor. Dezavantajı da albümünüzün bütün bu albümlerin arasından sıyrılmak durumunda olması.

Bu albümde sözü ve müziği size ait olan şarkılar ne anlatıyor?

- Son üç yılımın, bütün duygularımın oluk oluk aktığı şarkıları bunlar. Gerek kendi yaşadıklarımdan gerek etrafta yaşananlardan yani duygu olarak bana bir şey ifade eden hikayelerden ortaya çıktı. Bütün üretimi son dört ayda yaptık. Ve deneysel bir metot uyguladık. Benim şarkılarım kafamda hazırdı. Ama tamam değildi. Mustafa ile eve kapandık. Ben ona şarkının ilk bölümünün sözünü ve müziğini verdim. O aranje etti. Ben onun aranjesini dinledikten sonra ikinci bölümün sözünü ve müziğini yazdım.

"Kişiye Özel" albümü hayatınızda neyi değiştirdi?

- İçimde yıllardır yer eden, kalbime çomak sokan duygularım vardı. Yaptığım her şarkı sayesinde bir çomaktan kurtuldum. Ben bu albüme başlarken çok yorgundum. Müziği bırakmak bile aklımdan geçiyordu. Bittiğinde bir 50 yıl daha müzik üretebilecek enerjim vardı. Çok rahatladım.

Bu albümle birlikte hayatınızdaki birçok şey değişti. Yıllardır gizli saklı yaşadığınız ilişkinizi artık saklamıyorsunuz. Bunun bir şeyleri çözümlemenizle, çomaklardan kurtulmanızla, kendinizle hesaplaşmanızla ilgisi var mı?

- Pozitif anlamda etkisi olduğu kesin.

YENİ BÜYÜDÜM EVLENMİYORUM

"Evlenmiyorum. Benim ağzımdan hiç böyle bir şey çıkmadı. Evet büyüdüm ama henüz evlenmeyeceğim. Bu albümle büyüdüğümü daha yeni idrak ettim. Bunu içime sindirmem lazım. Büyümüş olmak benim için çok yeni. Küçük bir büyüğüm. Ancak büyük bir büyük olduğum zaman evlenebilirim. Bu dedikodu ağının çok zarar verici olduğunu düşünüyorum. Tam albüm çıkmışken evleniyorlar diye bir yalan uydurmaları feci. Benim ekmeğimle oynuyorlar. Çünkü herkes albüme değil evliliğe odaklanıyor. Bu ilişki iki buçuk seneye yaklaştı. İki buçuk senedir biz her yaz evleniyoruz. Şimdi bizi yakaladılar. Ama yakalandık diye bir şey değişmeyecek. Ben yine yaşadığım özel şeyi göz önünde yaşamayacağım. Vıcık vıcık olmayacağım. Albümün promosyonu için bilinçli olarak yakalandığımızı söylüyorlar. Ne kadar saçma. Bunu yazıp çizenler bir ay önce "Emre Altug genç kız hayranlarını üzmemek için sevgilisi ile görüntü vermiyor" da diyorlardı. Hangisi doğru bunların. Benim için ikisi de doğru değil. Bu aşamadan sonra magazin için değerli olan haber, bizim ayrılmamızdır. Ya da evlenmemiz! Benim doğrum ise şu: Benim özel hayatım beni ilgilendirir…"

HAYATIMDA YAZDIĞIM EN GÜZEL SÖZLER

"Kişiye Özel, benim son yaptığım parçanın adı. Alan herkesin albümü kendine özel hissetmesini istedim. Tamam bu şarkıların hepsi benim kalbime giren mızraklar olabilir. Ama isteyen alıp bu mızrakları istediği yere sallayabilir. Bir de iddia ediyorum hayatımda yazdığım en güzel sözler bu albümde. Müzik hep orta ritmin üstünde. Ama dans albümü değil. Daha pop rock bir albüm oldu."

SABAH PROGRAMLARINA KATILMAYACAĞIM

"Artık sabah ve öğlen kuşağı programları bana senaryosuz Brezilya dizisi gibi gelmeye başladı. Herkes oynuyor. Hiçbir inandırıcılığı yok. Ben bu programlara katılıp nasıl albümümü tanıtayım? Hiçbir inandırıcılığı olmayan bir konseptin içinde nasıl inandırıcı olabilirim? Kendi kendime nasıl inanırım? Yapamam. O yüzden de katılmayacağım. Kesin ve net kararım budur."

Sibel ARNA - Hürriyet Gazetesi

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Rober Hatemo’dan ikinci klip: "Beyaz ve Sen"

Temmuz2

Rober Hatemo

2006′nın son aylarında çıkardığı "Sihirli Değnek" isimli albümüyle 4 yıl aradan sonra müzik piyasasına hızlı bir giriş yapan Rober Hatemo, albümünün 2. video klibini "Beyaz ve Sen" isimli sevilen duygusal şarkısına çekti. "Beyaz ve Sen", çıkmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yakaladığı başarısıyla 2006 yılı mü-yap ödül töreninde de 100.000 satış rakamını geçerek "Altın" ödül alan "Sihirli Değnek" albümünün en çok istek alan şarkısı oldu…

Murat Gönüllü tarafından 35.mm film formatında çekilen klipte sanatçıya yabancı mankenler eşlik etti. Klibin hikayesi ise şarkının gerçek hikayesiyle orantılı bir anlatım içeriyor. Bildiğiniz gibi sanatçı bu şarkıyı kendi yaşadığı kırık bir aşk hikayesinden yola çıkarak yazmıştı. Klipte de başkasıyla evlenen sevgilinin ardından yazılmış bu şarkının hikayesi anlatılıyor.

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Nükhet Duru: "Son albümü yapıyorum!"

Temmuz2

Nükhet Duru

Önceki akşam bir restoranda sahne alan ünlü sanatçı Nükhet Duru, yeni çıkaracağı albümün son albümü olacağını söyledi. Geçen yıl yaptığı albümün iyi olmadığını belirten Duru, "Ciddi bir şekilde çalışıyorum. Eylülde çıkacak albümümü dinleyenlere dudak ısırttıracağım" dedi. Oğlu için artık albüm yapmayacağını belirten Duru, "Tüm yurtta hayır konserleri vereceğim. Engellilere araba alınmasına katkı sağlayacağım" diye konuştu. Sibel Can gibi Umre’ye gitmeyi düşünmediğini de belirten Duru şöyle konuştu: "Hayır konserleri vererek, kendi çapımda dini vecibelerimi yerine getirmeye çalışıyorum."

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Sagopa, Ceza ve Ayben’i savcılığa şikayet etti!

Temmuz2

Sagopa Kajmer

GORA filmine hazırladığı müziklerle tanınan rap’çi Sagopa Kajmer, şarkılarında ve konserlerinde kendisine ve eşine küfürler eden rap’çi Ceza ve kardeşi Ayben’i savcılığa şikayet etti. Kuvvetmira’nın kurucusu Sagopa Kajmer (Yunus Özyavuz), yedi yıl önce tanışıp iyi arkadaş olduğu, elektrik işçisiyken kendini rap’in içinde bulan Ceza (Bilgün Özçalkan) ve onun rap’çi kardeşi Ayben Özçalkan hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Takma adını, Mısır piramitlerinin içindeki hava sirkülasyonunu araştıran bir bilginden alan Sagopa Kajmer, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği dilekçede, Ceza ve Ayben’in, küfürlü müzikler yaparak kendisi ve eşi Kolera’yla (Esen Özyavuz) uğraştıklarını belirtti. Bir dönem Ceza’nın Med Cezir ve Rap Star albümlerinin müziklerini yaptığını söyleyen Sagopa Kajmer, ikilinin takma ismiyle "Salako" diye dalga geçtiklerini belirtti.

Sagapo Kajmer, Ceza ve Ayben’in, görüntülerini 11 Şubat’ta internet sitesi YouTube’a verdikleri bir konserlerinde "salako Kajmer. Seni s….. etmeye geliyorum oğlum. P..t, şerefsiz, g…. v.s." ifadesini kullandıklarını, bu kadar küfür ve hakaretin bir karşılığının olması gerektiğini dilekçesinde vurguladı. 2003′teki bir İsveç konserinde Ceza’yla aralarının açıldığını söyleyen Kajmer, "Dönüşte, o zamanki kız arkadaşım, şu anki eşime, çok ağır küfürler ettiler. Olay artık namus davasına dönüşmüştür. Şikayetçiyim. Uzlaşmayı isterlerse kabul etmiyorum. Ayben de rapçi ve eşimi gözden düşürüp, tek kalmak istemektedir" iddiasında bulundu.

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Davut Güloğlu: "Kapak Olsun"

Temmuz2

Davut Güloğlu

Davut Güloğlu yeni albümü "Kapak Olsun"la müzik marketlerde yerini aldı. Toplam 12 şarkıdan oluşan albümde Davut Güloğlu imzasını taşıyan 5 şarkı bulunuyor. Albümün yapımcılığını müzik piyasasına yeni giren Tokta Müzik üstlendi. Sanatçının ilk klibi "Ham Yaparım" isimli şarkıya çekildi. Albümün aranjörlüğünü Suat Aydoğan ve Feyyaz Kuruş gerçekleştirdi…

Davut Güloğlu "Kapak Olsun" şarkı listesi:

01. Ham Yaparım (4:43)
02. Kendine Yaptın (3:56)
03. Artı Eksi (4:50)
04. Kapak Olsun (3:51)
05. Laga Luga Yapma (4:14)
06. Dağların Karımısın? (4:33)
07. Adam Olmaz (4:17)
08. Tek Sen Söyle (4:10)
09. Kocan Olacaktım (3:43)
10. Sevdalık Marşı (3:57)
11. Oy Aman Aman Aman (4:16)
12. Karamişim Karası (4:32)

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

Barış Keskin’den bıçak gibi keskin bir albüm…

Temmuz2

Barış Keskin

Türk rock müziği arenasına iddialı bir giriş yapan Barış Keskin’in "Senin Olduğun Her Yer" albümü, Direc-t, Çilekeş, Kesmeşeker gibi grupları müzikseverlerle buluşturan ON AİR MÜZİK etiketiyle yayınlandı. Barış Keskin’in ilk albümünde yer alan tüm söz ve müzikler sanatçının kendisine; elektro gitarlar, bas gitar, klavye ve düzenlemeler ise Daniel Griladze tarafından yapıldı…

80′lerin minimalist rock etkilerinin hissedildiği albümde yer alan parçalarda 2000′li yılların elektronik ögeleride kullanıldı. Barış Keskin’in soft rock müzik anlayışı, Daniel Griladze’nin agresif, enerjik ve sert soundunun birleşiminden oluşan allbümün en büyük özelliği; gitarların 1 günde, düzenlemelerin ise 1 haftada yapılması.

Albümün ilk klibi "Senin Olduğun Her Yer" isimli parçaya Daniel’in Üsküdar’da ki evinde Devrin Usta yönetmenliğinde, 1 günde yapılan çekimler sonucunda tamamlandı. Klipte, 3 günlüğüne İstanbul’a tatile gelen ünlü Brezilya’lı manken CAROLİNE’da oynadı.

Barış Keskin…… Vokal
Daniel Griladze…Gitar, bas gitar, klavye
Cengiz Tural…… Davul
Murat ejder……. Bas Gitar (Kal)
Kaya Turan …. …Gitar.(İğde Ağacı-Yarın)
Murat Tükenmez…Bas Gitar(Gerisi Boş)

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »

"Reklam polemiği yapıp kimseyi kandıramam!"

Temmuz2

İzel

Yirminci sanat yılını yeni albümü "Işıklı Yol" ile kutlayan İzel, 20 yılda 8′i solo olmak üzere toplam 10 albüm yapmış olmasına rağmen, varolan müzik sektöründe sanatçıların geleceği konusunda oldukça umutsuz! İzel’in umutsuzluğunun çıkış noktası ise, insanların sanatçılara saygılarının kalmadığına olan inancı…

Ona göre bu saygının yitirilmesindeki en önemli etken de sanatçıların kameralarla aşk yaşamak için insanları kandırmaya çalışmaları… İzel, kandırmacanın altyapısını, danışıklı dövüşe dayalı polemiklerin ve yalan ayrılıkların oluşturduğu düşüncesinde…

* İki albüm arasında ortalarda hiç gözükmüyorsunuz. Bunun nedeni bir sonraki albüme kadar kendinizi özletme isteğiniz mi? Bir albümü çıkardıktan sonraki ilk yılım konserlerle geçiyor. Bir önceki albümüm "Bir Dilek Tut Benim İçin"i satışa çıkardıktan sonraki ilk yıl, konserler için Türkiye’yi gezdim. Ama nedense bu konserler medyada hiç yer almadı. İş dışı konularda fazla malzeme vermediğim için medya benim peşimde koşturmadı. Albüm çıktıktan sonraki ikinci yıl da yeni albümüm için çalışıyorum. Doğal olarak ikinci yıl hiç ortalarda gözükmüyorum.

* Son yıllarda albümleri çıkan şarkıcıların promosyonda izledikleri ortak strateji; ya yapay polemikler içine girmeleri ya da eş veya sevgililerinden ayrılmaları üzerine… Sizde bunları görmedik. Kendinizi sektörün dışında kalmış gibi hissediyor musunuz? Zaman zaman bunu hissetmiyor değilim. Ama stratejik düşünmek benim tarzım olmadığı için kendimde bir eksiklik hissetmiyorum. Benim asli görevim şarkı söylemek. İnsanların tüm duygularına şarkılarımla ortak olabildiğim sürece mutlu olurum. Emeğimin maddi karşılığını da aldığım zaman, kaymaklı kadayıf! Ben sürekli gözönünde olmak isteyen, kameralara aşık biri değilim. Bu yüzden bana göre olmayan olaylarla ilgilenmem.

* Sanatçılar egoları yüksek insanlar olarak bilinir. Siz mi sanatçı değilsiniz, sanatçıların egoları mı yüksek değildir? Burada bir anlam karmaşası var. Elbette sanatçıların egoları yüksektir. Değerlendirilmesi gereken nokta; hangi alanda egolarının yüksek olduğudur. Sanatçıların eserleri ve eylemleri geniş kitlelere hitap eder. Her sanatçı bunu arzular da… Ama ben, yapılan işin kameralarla aşk yaşamak için araç olarak kullanılmasının, sanatçılık egosuyla ilgisi olmadığını düşünüyorum. Ve üzülerek söylüyorum; meslektaşlarım bunu yapıyor. Asli işlerini kendilerini sürekli ekranlarda görme adına sislerin arasına itiyorlar. Bu nedenle müzik sektöründe işler kötüye gidiyor.

* Sizce önümüzdeki yıllarda sektörde nasıl bir görüntü oluşacak?
Görüntü şimdiden çok net! Birkaç yıl sonra insanların Türkiye’de yaşayan hiçbir sanatçıya saygısı kalmayacak. Kuruların yanında yaşlar da yanacak. Bir sanatçı insanların gözünde saygısını kaybettiği an ona büyük geçmiş olsun! Sanatçılar; insanların gözünde küçüldükçe küçüldü. Gizemlerini ve erişilmezliklerini kaybetti. Sanatçılar bir anlamda halkın kahramanlarıdır. Kameralarla aşk yaşamak adına, asli görevini yerine getirmeyen kahraman, kahraman mıdır? Benim aklımın ermediği; yaptıkları işlerin satışını azaltma pahasına, neden insanları kandırmaya çalışırlar?

* Daha çok göz önünde olup, daha çok satmak için değil mi? Olur mu Allah aşkına! Herkes neyin ne olduğunu biliyor. İnsanlar yapay polemiklerin neden üretildiğinin, yalan ayrılıkların neden gerçekleştirildiğinin farkında değil mi? Kim kendisini kandırma yoluna giden bir sanatçının çalışmasını satın alır? Kimse o kadar saf değildir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da kurunun yanında yaşlar yanıyor. Ne yazık ki birçok meslektaşım stüdyoya bile girmeden promosyon döneminde kiminle polemiğe gireceğini düşünüyor. Bu durumda ortaya güzel şarkı çıkar mı?

* Peki geçtiğimiz günlerde size yöneltilen "Hande Yener sizin tahtınıza oturdu mu?" sorusuna neden "Hande kucağıma oturmuştur!" şeklinde cevap verdiniz? Böyle cevaplar pek sizin tarzınız değildi… Elbette öyle bir cevap vermedim! Ben soruya "Kimse kimsenin rakibi değildir. Hande buyursun… Biz birbirimize sarılıp kucak kucağa otururuz" şeklinde cevap vermiştim. Bu cevabım gazetede ‘Hande ben tahtımda otururken gelip kucağıma oturur’ şeklinde yayımlandı. Gerçekten çok üzüldüm…

İzel

* "Işıklı Yol"daki şarkılar, sevgiliniz Sinan Akçıl’a ait. Sevgilinizle çalışmak avantaj mıdır, dezavantaj mı? İki albümdür Sinan’la çalışıyorum. Şarkıları beni düşünerek yazıyor, duygularımı dile getiriyor. Sanki benim kalbime, beynime giriyor. Ben duygularımı dile getirip, kelimelere dökebilseydim; Sinan’ın yazdıklarından farklı şarkılar yazamazdım. Yani bu büyük bir avantaj!

* Sizin için yazdığı her şarkıyı beğeniyor musunuz? O gün romantik bir havadaysam, yaptığı hızlı bir şarkıyı beğenmiyorum. Eğer içim içime sığmıyorsa, romantik bir şarkısını da beğenmiyorum. Örneğin "Işıklı Yol"daki "Gurur" adlı şarkıyı ilk dinlediğimde beğenmedim. "Çok iç karartıcı" demiştim. sonra birkaç kez daha dinledim. Az kalsın güzelim şarkıyı atlıyordum. Sonuç olarak Sinan’ın şarkılarını beğeniyorum.

* "Işıklı Yol"da mutsuz aşkı anlatan şarkılar da var. Sinan Akçıl, bu şarkıları sizin duygularınızla yazdığına göre, bu şarkıların oluşumu ilişkinizde sorunlar olduğu bir döneme mi denk geldi? Örneğin albümde "Hatalım" diye bir şarkı var. Bu şarkı, Sinan ile benim yaşadığım bir ayrılık döneminde ortaya çıktı. Sinan beni biraz kırmıştı, kendisini affettirmek için "Hatalım"ı yazmış. Sinan, benim öyle bir durumda nasıl tepki vereceğimi düşünerek benim duygularımı kelimelere dökmüş. Tabii sadece ilişkimizin sorunlu olduğu dönemlerde şarkı yazmadı. Mutlu olduğumuz dönemleri de şarkı yaptı. Örneğin birlikte tatile gitmiş, orada çok eğlenmiştik. Çok mutlu olduk ve "Boş Yere" diye bir şarkı yazdı. kandıramam! kandıramam!

* Çocuk sahibi olmayı istiyor musunuz? Elbette anne olmak istiyorum. Şarkımda olduğu gibi ‘Bir Sen, Bir Ben, Bir de Bebek’ diyorum ama bu durumda bir ben varım. ‘Sen’ ve ‘bebek’ yok! Bir baba adayı olması, bir evlilik teklifi almış olmam ve benim de kabul etmiş olmam gerek.

* Evlilik dışı çocuk doğurmak nasıl bir fikir? Bu çok tehlikeli bir konu! Hiç kimseyi kınamamak gerek. Ben evlilik dışı çocuğa karşı olduğumu savunurum, yapanı onaylamam ama kimbilir belki de hayat beni öyle bir noktaya getirir… Elbette mutlu bir evlilikle çocuk doğurmak en güzeli ama hayat her zaman isteklere göre şekillenmiyor. Evlat edinmeye daha çok sıcak bakıyorum. Sevgili Nilüfer ne iyi etti de bir evlat edindi! Hem hayata bağlanıyorsunuz hem de bir büyük sevap işliyorsunuz. Hayat belki beni de o yola sürükler…

* 20 yılda 10 albüm yaptınız. Kariyeriniz hep böyle iki yılda bir albüm çıkartarak mı devam edecek? Teknik olarak bu durum iki yılda bir yaşanabiliyor. Eskiden yurtdışı hayallerim vardı, o hayalleri de terk ettim. Hırssız, tembel, vizyonu dar biri olduğumdan değil. Bizim sektörün yapılanmasından dolayı. Türkiye’den bir sanatçının bu dönemde yurtdışında var olması mümkün değil. Okyanusta transatlantik olamayacaksam, bir gölde taka olmayı tercih ederim.

* "Işıklı Yol"da bir tane bile Sezen Aksu şarkısı yok. Neden? Bir önceki albümüm ‘Bir Dilek Tut Benim İçin’e adını veren şarkı bir Sezen Aksu şarkısıydı. Herkes bir Sezen Aksu şarkısı seslendirmek ister. Ama sanatçıya şarkının yakışması önemlidir. Her Sezen Aksu şarkısı, söyleyene her zaman yakışmaz ki. Sanıyorum Sezen Hanım’ın içi de, şarkısının söyleyen kişiye yakışmamasına razı olmaz. Benim söyleme şeklime yakışmadığı halde Sezen Aksu şarkısı diye ille de o şarkıyı seslendiremem.

* 20′nci sanat yılınızı kutluyorsunuz, geriye baktığınızda hayatınızda neleri ıskaladığınızı söyleyebilirsiniz? Aile kurmayı, çocuk sahibi olmayı! Şimdi belli bir yaşa gelmiş bir çocuğum olmasını isterdim. Bir aile yaşamına sahip olmayı hep istedim ama olmadı.

* Neden? Belki işimi fazla koruduğum için ilişkilerimi korumayı ıskaladım. Belki doğru insanla karşılaşmadım. Belki hayatımın bir döneminde göz ardı ettiğim küçük bir ayrıntıyı ıskaladım…

Sabah Gazetesi

girdi : Kategorilenmemiş | yorum yok »
« eski girdiler
klip izle Muzik Dinle